kUŞ kANADI
Yağmuru izlemeyi, dinlemeyi, yürümeyi de çok severim. Kimi kaldırımlara hiç sakınmadan hırçınla vuran şiddetli yağmurda da, Sinsice ve de sessizce su birikintilerinin üstüne konan damlacıklarda da ıslandım. Bağıra çağıra sokaklarda işten eve dönerken, kimse ağladığımı anlayamaz diye diye, kimsenin olmadığı, loş sokaklarda çişil yağmurda da ıslandım. Cama vuran yağmur sesinin rüzgârla karıştığı gecelerde tıkırtısında kaybolur, ertesinde camda kalan damlacıkların birbirine çarpışını izlerken, ben de akar gider aklım derin düşüncelere. Bir durup bir süzülmeye devam eden su damlacıklarının, birbirlerine kavuştukları andaki buluşma anlarını izlerken; ‘’ İşte; tıpkı bizler gibi’’ diye geçiririm akl...