Kayıtlar

kUŞ kANADI

                   Yağmuru izlemeyi, dinlemeyi, yürümeyi de çok severim.                  Kimi kaldırımlara hiç sakınmadan hırçınla vuran şiddetli yağmurda da, Sinsice ve de sessizce su birikintilerinin üstüne konan damlacıklarda da ıslandım. Bağıra çağıra sokaklarda işten eve dönerken, kimse ağladığımı anlayamaz diye diye, kimsenin olmadığı, loş sokaklarda çişil yağmurda da ıslandım.                  Cama vuran yağmur sesinin rüzgârla karıştığı gecelerde tıkırtısında kaybolur, ertesinde camda kalan damlacıkların birbirine çarpışını izlerken, ben de akar gider aklım derin düşüncelere. Bir durup bir süzülmeye devam eden su damlacıklarının, birbirlerine kavuştukları andaki buluşma anlarını izlerken;   ‘’ İşte; tıpkı bizler gibi’’   diye geçiririm akl...

hEPSİ, şİMDİNİN bİR öNCESİ...

                 İki kişilik beyaz kanepenin üzerinde otururken kocaman ellerine ve parmaklarına akıştı gözlerim. Aslında o sırada çok önemli şeyler konuşuyorduk. Fakat, benim tek düşlediğim şey, dudaklarının dudaklarımda olmasıydı. Ellerinin vücuduma dokunduğunun düşüncesini aklımdan atamıyordum. O an, onu o kadar arzuluyorken, konuştuğumuz konuya odaklanmam gerçekten çok zordu. Büyük, yuvarlak bir mıknatıs gibi çekiyordu teni beni kendine.                    Konuşmalarını artık anlayamadığımı anlayınca susturdu kelimelerini birden. Tüm yakışıklılığıyla otururken iki nefes kadar yakınımda, kısa bir an sessiz kaldı. Gözleri gözbebeklerime iyice odaklandı. İrisi büyüdü, yeşile çalan ela gözleriyle, beni, daha çok, çekti de çekti mıknatıs gibi. Bir yerde okudum; ’’ Kadınlar gözleriyle değil, rahimleriyle seçerler’’ diyordu. Çok do...

‘’ Her ne kadar, bazen üzülse de yürekler, Sevinç, bir kapı zili kadar yakınındadır, güze yürekler seni bekler’’ .

  Ah be Sevgili Dostum;                  Ben sana huzurumu ne kadar anlatsam ki… Mavi benim için ne demek, sarı benim için ne demek, beyaz benim için ne demek, siyah benim için ne demek, peki ya pembe?   Dilim döndüğünce, fikrim zikir ettikçe yazacağım mavi dolu dünyamın ne kadar aydınlık olduğunu.                  Daha önceki bir yazımda yine atıfta bulunduğumu anımsıyorum; ‘’ Kendim için hayal edip yazmak isteseydim bu kadarını yazmam’’ gibi bir şeylerdi.                  Biliyor musun sevgili dostum; HALA ÖYLE!                  Böyle bir galaksinin içinde yuvarlanıp giderken bunca zamansızlığın ve sonsuzluğun içinde yuvarlanıp dururken; bütün insani duyguların asırlardır ay...

aVAZ aVAZ mUTLULUK

      Daha fazla ne kadar daha şaret gelebilir ki bunu yapmaya devam etmem konusunda! Şaşkınlık içinde benliğim şuanda. Daha dün kendi kendime sormuş olduğum ve haykırmış olduğum  içten konuşmalarımın sesini yazmaya karar vermişken ve sorularımın cevabını budum derken bir de dün kafamdan geçirdiğim diğer bir sorunun cevabını bugün almam. Cevabını almayı çok istediğim bir soruydu. Gerçekten. Başta kızıma, sonra aileme bir şeyler verebiliyor muyum diye? Maddiyattan kesinlikle bahsetmiyorum. Zaten yıllardır benim olan diye hiç bir şey olmadı benim için. Onlar içinde öyle, biliyorum. Çok şükür ki ailemden böyle zihniyet takıntıları hiç görmedik. Paylaşmak güzeldir oldu hep bizim için. Ailenin kara kızı olarak hep onlardan gördüğüm asıl ışığı yansıtmaya çalıştım. Canım ebeveynelerimle her gün hep iyi günlerimiz olmadı elbette. Lakin her ailede olduğu gibi zor günlerimiz çok oldu. Ama hep sevgiydi ilacı. Böyle baktım,, böyle gördüm, böyle benliğime işledim onları ben ...

kARA kIZ

  Odağınızı yazılarınızda tutun ve sadece yazın. Nişiniz eninde sonunda ortaya çıkacaktır. Yazılarınıza dair tüm verilerinizi düzenleyin, çünkü birçoğunu tekrar tekrar kullanacaksınız Her zaman iyi başlıklar arayın ve bunların değerini bilin Alternatif bir posta kutusu oluşturun ve yazmak ile ilgili referans materyallerinizi, içeriklerinizi buraya yönlendirin Sosyal platformlarda aktif olun ve mevcut kitlenizi paraya çevirin Harekete geç, yaz ve sürekli tekrar Et. Sakın utanma ve erteleme İçimdeki o kara kızın büyürken ki hissettiklerini kendimi bildim bileli yazarım. Günlük tutardım akşamları ben. Yatmadan önce yastığımın altından çıkartır, gece lambasının en görünür halinde yatağıma kıvranır, metro fm dinleyip, yazardım. Hala defterlerime, kitaplarımın sayfa aralarına notlar bırakmıyor değilim. Bu sabah yine defterimin sayfaları arasına bir şeyler sıkıştırmış olabilirim. Önümüzdeki ay kırk yaşıma basıyorum. Ve ‘ kırkımda...